Tesbih Adabı
Tesbih Adabı

Tesbih Adabı

 

 

 

 

Tesbih Adabı

 

 

Gündelik yaşamımızla bütünleşmiş, kimisi için vazgeçilmez bir stres atma aracı, kimisi için fiyakalı bir simge, kimisi için ise şifalı bir aksesuar olan tesbih, yüzyıllara dayanan köklü bir geçmişe sahip. İnsanoğlunun yaşamında hem tarihi hem de manevi değeri ile hatırı sayılır bir yeri olan tesbihe atfedilen "adab kuralları” da bunun en önemli göstergesi. Ancak bugüne kadar hakkında birçok eser verilen tesbihin adab kuralları pek bilinmiyor. İşte Tesbih Adabı’nın herkes tarafından bilinmeyen görgü kuralları hakkında yazılmış kıymetli bir yazı:  

 

 

Tesbih Çekmek

 

 

"Tesbih, ipe dizilmiş 33 tane boncuktan çok ötede bir anlayışı ifade ettiğinden, taşıması, çekmesi, bir başkasına verilmesi, alınması derin bir görgü gerektiren bir objedir. Tesbih adabında cepten çıkarılıp çekilmeye başlanmaz.  Cepten çıkarılan tesbihin imamesi sol elin avcu içerisinde tutulur ve sağ elle tesbih sıvazlanır. Sağ elle sıvazlanırken bittiği yerden tutulur sol elle imameye doğru sıvazlanır. Bu tesbihi sevmenin bir göstergesidir. Birkaç kez yinelenir. Sonrasında usulca çekmeye başlanır.

 

 

Bir başkasına verirken iki el tesbihin altına yastık yapılarak, vermekten öte sunulur. Karşı taraf da tesbihi aynı özenle iki eliyle alır ve tesbihi az önce anlattığım gibi önce bir sever sonra çekmeye başlar. Bir başkasından tesbihini istemenin yolu "hacı iki de biz sallayalım şunu" şeklinde değildir. "Biraz da ben dolaşayım" denir. Tesbih esasında çekilmez, ruh ve beden tesbihin üzerinde dolaşır. Bunu hissederek istenir ve hissedene verilir.

 

Bu site, Sitesepeti ve Solido Grup güvencesi ile hazırlanmıştır. Copyright © 2014